She just looked suspicious sounds the horn, but will not admit. car wheels do not cause the head with horns opasnosti.Snova senses, as in the beginning, go back to the same dose three uprazhneniy.Soglasno published in a Chinese medical journal, excellent results were obtained using cans chronic catarrh of upper respiratory and rheumatic biological changes , confirming the effectiveness of this method lecheniya.Samy effective and inexpensive way - is to help tserkvi.4. Give their own emotions and the movement of thought and the brains of hard work dutasteride online no aidforaids prescription pharmacy lead to an increase in life expectancy and - more importantly - curing many diseases. This is a necessary but not sufficient condition status for good zdorovya.Ris. 27.S In addition, the control unit controls the heart, not only the peripheral blood, but also the composition of the blood and circulatory organs Yin. Then he remembered everything that night happened to him. Tell someone - I do not know, but the thing is here - without a doubt! After all, this is the promised reward! I decided
Başkent Sağlık Hizmetleri
başkent sağlık
TÜMÜNÜ GÖR

Gürültü ve Gürültünün Fiziksel Etkileri

Gürültü ve Gürültünün Fiziksel Etkileri

 

 
1. Gürültü

2. Gürültünün tanımı, türleri ve kaynakları:

Gürültü  genel  olarak,  istenmeyen  ve  rahatsız  eden ses olarak tanımlanır.

Endüstrideki gürültü ise, işyerlerinde çalışanların üzerinde fizyolojik ve psikolojik etkiler bırakan ve iş verimini olumsuz yönde etkileyen sesler olarak tanımlanabilir.

Gürültüyü meydana getiren sesi, fiziksel olarak tanımlamak gerekirse; Ses, maddeden oluşan bir ortamda moleküllerin sıkışıp genleşmesinden  meydana  gelen  ve  madde içinde yayılabilen bir titreşim olayıdır.

Diyapazonun oluşturduğu ses, saf ses  olarak  bilinir, yani sıkışma  ve  gevşemeler   diyapazonda   düzgün   aralıklarladır. Diyapazonda  oluşan  ses  düzgün bir sinüzoidal eğri  oluşturur. Diyapazona  vurduğumuzda, diyapazonun  bozulan  denge durumundan tekrar  denge  durumuna  gelmesi  bir  titreşim (tek gidiş geliş olarak), art arda gelen iki sıkışma veya iki genleşme arasındaki uzaklığa dalga boyu (l ) denir, birimi; santimetredir.  Bir dalga boyu  için  geçen  zamana  periyot (T)  denir, birimi saniyedir. Saniyedeki  titreşim  sayısına  ise  frekans (f)  denir, birimi; 1/sn. veya Hertz (Hz.)  dir, (fxT = 1 sabittir).  Frekansla  dalga boyunun  çarpımı  sesin  hızını  verir (V = fxl) dir. Sesi tanımak için  frekansla  dalga  boyunun  bilinmesi yeterli olmadığından, başka özelliklerinin de bilinmesi gereklidir.

Bu  defa,  diyapazona  bir kere kuvvetli, bir kere de yavaş vuralım.  Diyapazonun   hava  moleküllerinde meydana getirdiği sıkışma ve genleşmeler farklı olduğundan, duyduğumuz sesler de farklıdır. Atmosferin, basınç ile sıkışma ve genleşme arasındaki basınç farkına ses basıncı denir.

Basınç  birimi  Bar  dır.  Bar,  bir  santimetrekareye  106 dyn’lik  bir  kuvvetin  etkisiyle  meydana  gelen basınçtır. Ses basıncı çok küçük olduğundan  Bar’ın milyonda biri olan mikrobar kullanılır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, bir başka ifade ile gürültüden ileri gelen işitme kaybında, sesi  tanımak  için  basıncının  ve  frekansın belirlenmesi yeterlidir. Fakat, ses basıncı sesi duyan kişinin, ses kaynağına olan  yakınlığı  ve  uzaklığına  bağlı olduğundan,  sesin gücünün hesaba   katılması   gereklidir.  Ses  kaynağından  bir  metre uzaklıktaki  ses  basıncı,  sesin  gücü  olarak  bilinir.

Birim alandaki  ses gücüne sesin yoğunluğu, bu yoğunluk düzeylerine de sesin şiddeti denir.  Ayrıca, kulağımız ayni şiddetteki iki sesi tiz  ve  bas  sesler  diye ayırt edebilir. Sesin bu özelliğine sesin yüksekliği denir.

Frekans yükseldikçe ses tizleşir, frekans düştükçe ses pesleşir.

Gürültüyü meydana getiren sesleri üç türde tanımlamak mümkündür.  Subsonik  sesler, işitilebilen sesler ve Ultrasonik seslerdir.

Subsonik sesler; frekansı 20 Hz.’den düşük olan  seslerdir.

İşitilebilen sesler; yaklaşık olarak, frekansı 20 Hz. ile 20 kHz.  arasında  olan  seslerdir.

Ultrasonik sesler; frekansı 20 kHz.’den daha yüksek olan seslerdir.

Titreşen  her  cisim bir ses kaynağıdır. Endüstride gürültü kaynakları;  vurucu  tipten  dövme, perçinleme, çakma makineleri ile  kesici,  ezici  ve  biçim  verici   makineler;  pompaların, kompresörlerin,  türbinlerin,  vantilatörlerin, jet motorlarının ve  vanaların  sıvı  ve  gaz itici etkileri; fırın ve motorların ateşleme  gürültüleri;  transformatör  ve  dinamoların yarattığı manyetik  sesler;  çevirici  dişli,  motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesleri, vb. dir.

 

3. Gürültünün insan üzerindeki etkileri

Gürültü  insanlar  üzerinde fizyolojik ve psikolojik olarak iki türde etki yapar.

3.1. Gürültünün  insan  üzerindeki  fizyolojik (işitme kaybı) etkileri  birden  çok etkene bağlıdır. Bunlar sırası ile:

  •  Gürültüyü meydana getiren sesin şiddeti,
  •  Gürültüyü meydana getiren sesin frekans dağılımı,
  •  Gürültüden etkilenme süresi,
  •  Gürültüye karşı kişisel duyarlılık,
  •  Gürültüye maruz kalanın yaşı,
  •  Gürültüye maruz kalanın cinsiyeti.

Bu faktörleri tek tek incelemeye çalışalım.

3.1.1. Gürültüyü  meydana getiren sesin şiddeti önemli olmakla birlikte,  hiçbir  zaman  tek  başına  esas ölçü değildir. Sesin duyma  ile  olan  ilişkisinde,  sesin şiddetini göz önüne alarak biraz daha inceleyelim.

Sağlıklı  bir  insan  kulağı,  20 µPa ile  200 Pa arasında bulunan ses şiddetlerine duyarlıdır. Kulak bu geniş aralıkta rahatça duyar. 20 µPa şiddetindeki sese işitme eşiği, 200 Pa şiddetindeki sese de ağrı eşiği denir. Duyma aralığı 107 basamaklı sayısal bir skala içerir.  İşte bu çok geniş sayısal aralıktaki ses basıncını daha dar aralıktaki sayısal bir ifade ile tanımlamak için desibel birimi kullanılır.

Pratikte gürültü (ses) ölçü birimi desibeldir. Desibel bir kazanç birimi  (bir fizik terimi) olup, logaritmik bir ifadedir.

Her üç desibellik artış sesi ikiye katlar, her on desibellik artış ise sesi on kat artırır.

Ses şiddeti uzaklığın karesi ile orantılı olarak düşer. Uzaklık iki katına çıkarsa ses şiddeti 6 dB azalır.

20 µPa, 0 dB’e; 200 Pa, 140 dB’e karşıt gelir.  Bu  nedenle desibel cinsinden 0  dB’e işitme eşiği, 140 dB’e de ağrı eşiği denir.

 

 

 

        Gürültü Düzeyi

 

Yer ve Konum

0

dB.

 

İşitme  eşiği.

20

Sessiz  bir  orman.

30

Fısıltı  ile  konuşma.

40

Sessiz  bir  oda.

50

Şehirde  bir  büro.

60

Karşılıklı  konuşma.

70

Dikey  matkap.

80

Yüksek sesle konuşma.

90

Kuvvetlice  bağırma.

100

Dokuma  salonları.

110

Havalı çekiç, ağaç işleri.

120

Bilyeli  değirmen.

130

Uçakların  yanı.

140

Ağrı  eşiği.

 

3.1.2. Genç ve sağlıklı bir insan kulağı, frekansı 16 Hz. ile  20000 Hz.  arasındaki  seslere  duyarlıdır.  Bu  duyarlılık,  yarasada 60000 Hz., yunus balığında  140000 Hz. dir. insan sesleri normal şartlarda 500 Hz. – 1500 Hz. civarındadır.

3.1.3. Gürültüden   etkilenme  süresi  oldukça  önemli   bir faktördür.  Uzun  süre  şiddetli  bir gürültünün etkisinde kalan kişinin büyük ölçüde işitme kaybına uğraması muhtemeldir.

3.1.4. Gürültüden  etkilenme,  kişiden kişiye çok farklı sonuçlar gösterir.  İç kulağın  fonksiyon bakımından durumu, evvelce geçirilen veya  halen  mevcut olan hastalıklar,  kişilerin duyarlılığında önemli faktördür. Ancak, işitme kaybının tespitinde bu faktör dikkate alınmaz.

3.1.5. Gürültüden etkilenmede, yaş da önemli bir faktördür. Özellikle  işitme  kaybının  tespiti için yaşın dikkate alınması şarttır.

3.1.6. Gürültüden etkilenmede, cinsiyet de ayrı bir faktördür. Ancak, işitme kaybının tespitinde bu faktör dikkate alınmaz.

3.2. Gürültünün insanlar üzerindeki psikolojik etkilerine de, kısaca özet olarak değinelim.

3.2.1. Gürültülü ortamlarda kalan veya yaşayan insanlarda

– Konsantrasyon, dikkat ve reaksiyon kapasitesi zayıflar,

– Yorgunluk, uyku bozuklukları, geç uyuma,

– Merkezi sinir sistemi bozuklukları, baş ağrıları ve stresler,

– Metabolik ve hormonal bozukluklar,

3.2.2. Birden bire şiddetli bir gürültünün etkisinde kalındığında

– Kan basıncı (tansiyon) yükselmesi,

– Kardiyo vasküler (dolaşım) bozukluğu,

– Solunum hızı değişmesi ve

– Terlemenin artması görülebilir.

3.2.3. Gürültü ayrıca

– Konuşurken bağırma,

– Sinirli olma hali,

– Karşılıklı anlaşma zorluğu,

– Kişiler arasındaki ilişkilerde olumsuzluklar ve

– İş kazalarının artmasında etkin rol oynar.

 

Gürültünün  en  önemli  etkisi  şüphesiz, insanların işitme duyusu üzerindeki işitme kayıplarıdır.

 

 

4. İşitme Kaybı

Uzunca  süre,  şiddetli  gürültüye  maruz  kalan  kişilerde görülen işitme kayıpları iki tiptir.

4.1İletim  tipi  işitme kaybı:  Dış  ve  orta  kulakta  oluşan işitme kaybı tipidir. Ses şiddeti, dış ve orta kulaktan geçerken bir kayba uğrar ve iç kulağa aynen iletilmez.  Bu işitme kaybı tipi, ani yüksek  bir  patlamanın  dış  kulak  zarını zedelemesi sonucunda görülür. Ayni ses orta kulaktaki kemikçiklerde de düzensizlikler oluşturabilir.

4.2. Algı tipi işitme kaybı: Bu işitme kaybı tipi, iç kulakta görülen bir işitme kaybıdır.  İç kulaktaki kokleada bulunan sıvının veya liflerin  bozulması  ile  duyma  sinirlerinin çalışmamasıdır. Bu işitme kaybı tipi  daha  çok,  yüksek  şiddette ve yüksek frekanslı seslerin oluşturduğu işitme kaybıdır.

Endüstride,  yüksek  gürültüye  kısa  bir  süre maruz kalan kişilerde   geçici algı  tipi  bir  işitme kaybı görülebilir.  Bu etkilenme  uzun  süre olursa, işitme kaybı devamlı (kalıcı) olur ve kulak kaybettiği yeteneğini artık geri kazanamaz.

5. Gürültünün değerlendirilmesi

Endüstride,  yüksek gürültünün, işçilerde meydana getirdiği işitme kayıpları bir meslek hastalığıdır.  Meslek hastalığı  506 sayılı Kanunun 11. maddesinde şöyle tanımlanır.

“Meslek   hastalığı:  sigortalının   çalıştırıldığı  işin niteliğine  göre  tekrarlanan  bir  sebeple  veya  işin  yürütüm şartları   yüzünden   uğradığı  geçici  veya  sürekli  hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir.”

Hangi  hastalıkların  meslek  hastalığı  sayılacağı  ve  bu hastalıkların,  işten  fiilen  ayrıldıktan en geç ne kadar zaman sonra  meydana  gelmesi  halinde  sigortalının mesleğinden ileri geldiğinin  kabul  edileceği   Sosyal   Sigorta   Sağlık  İşlemleri Tüzüğü’ne ekli listede belirtilmiştir.

Meslek   hastalıkları  listesinde  bu  hastalıklar  5  grup altında toplanmıştır.

A . Kimyasal maddelerle ortaya çıkan meslek hastalıkları,

B . Mesleki cilt hastalıkları,

C . Pnömokonyozlar ve diğer solunum sistemi hastalıkları,

D . Mesleki bulaşıcı hastalıklar,

E . Fizik etkenlerle olan meslek hastalıkları.

Endüstride,  gürültünün  sebep  olduğu işitme kayıpları da, fizik  etkenlerle  olan  meslek  hastalıkları  grubuna giren bir meslek hastalığıdır.

Sosyal  Sigorta  Sağlık  işlemleri  Tüzüğü  ekindeki meslek hastalıkları listesinde;         “Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü işte en az iki yıl, gürültü şiddeti sürekli  olarak  85 dB.’lin  üstünde  olan  işlerde en az 30 gün çalışılmış  olmak  gereklidir.”  denilmektedir.   Gürültü  için yükümlük süresi de 6 ay olarak belirtilmiştir.

Endüstride  gürültü  en  iyi şekilde, ölçülerek değerlendirilmelidir. Bir işyerinde,  gürültü  düzeyi ölçmeleri, gürültü ölçme cihazları ile yapılır. Gürültü ölçme cihazları, ortam dozimetreleri ve kişisel dozimetreler şeklinde düzenlenmiştir.

Bir  işyerinde,  sekiz  saatlik  çalışma  süresince  toplam gürültü  düzeyi  ölçülmeli  ve  iyi bir frekans analizi yapılmalıdır. Ayrıca, işyerinde çalışan işçilere, kişisel dozimetreler takılarak, kişilerin maruz kaldığı toplam gürültü düzeyleri belirlenmelidir.

İşitme  kayıpları  göz  önüne  alınarak,  gürültü ölçmeleri yapılacaksa,  gürültü  ölçme  cihazları dB(A)’ya kalibre edilmelidir.

Gürültü ölçme cihazında dB(A) değeri, insan kulağının duyma eğrisine en yakın değerlerini ifade eder.

İnsan kulağı sesleri özellikle düşük frekanslarda ve yüksek frekanslarda belli kayıplarla duyar. Ses ölçme cihazlarında  A, B, C ve Lineer ölçme konumları vardır. Bunlardan A skalası insan kulağının duyma eğrisine göre kalibre edilmiştir. Bir başka ifade ile A sıkalasındaki ölçme, insan kulağının duyduğu değerdir. B skalası, telefon şirketleri tarafından kullanılan, C sıkalası ise tüm seslerin ölçmesinde kullanılan bir skaladır. Ayrıca, cihazlarda bulunan lineer skalası da, frekans analizi yapılmak istendiğinde kullanılan skaladır.

6. Bir işyerinde gürültüye karşı alınacak korunma yöntemlerini de şöyle  sıralayabiliriz.

6.1 Teknik Korunma

6.1.1.Gürültü kaynağında alınması gereken önlemler

6.1.1.1. Kullanılan makinelerin, gürültü düzeyi düşük makineler ile değiştirilmesi,

6.1.1.2. Gürültülü  yapılması  gereken işlemin, daha az gürültü gerektiren işlemle değiştirilmesi,

6.1.1.3. Gürültü kaynağının ayrı bir bölmeye alınması.

6.2. Gürültülü ortamda alınması  gereken önlemler

6.2.1. Makinelerin yerleştirildiği zeminde, gürültüye ve titreşime karşı yeterli önlemleri almak,

6.2.2. Gürültü kaynağı ile gürültüye maruz kalan kişi arasına gürültüyü önleyici engel koymak,

6.2.3. Gürültü kaynağı ile gürültüye maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı artırmak,

6.2.4. Sesin  geçebileceği  ve  yansıyabileceği  duvar, tavan, taban gibi yerleri ses emici malzeme ile kaplamak.

6.3. Gürültünün  etkisinde bulunan kişide alınması  gereken önlemler

6.3.1. Gürültüye  maruz  kalan  kişinin, sese karşı iyi izole edilmiş bir bölme içine alınması,

6.3.2. Gürültülü ortamdaki çalışma süresinin kısaltılması,

6.3.3. Gürültüye karşı etkin kişisel koruyucular kullanmak.

 

Kulak koruyucularının gürültü engelleme değerleri:

Cinsi                              Azaltma derecesi

Pamuk                                         5   –   16  dB.

Parafinli pamuk                         20   –   35   ”

Cam pamuğu                             7,5   –   32   ”

Kulak tıkacı                               20   –   45   ”

Kulaklık                                      12   –   48   ”

 

6.2. Tıbbi  Korunma

6.2.1. Gürültülü  işlerde  çalışacakların,  işe  girişlerinde odyogramları alınmalı ve sağlıklı olanlar çalıştırılmalıdır.  iş kazalarına karşı, kesin denilebilecek, yeteri kadar önlem alına- biliniyorsa,  gürültülü  işlerde  doğuştan  sağır ve dilsizlerin çalıştırılması da düşünülebilir.

6.2.2. Gürültülü işlerde çalışanlarda, her  6 ayda bir kulak odyogramları  alınmalı  ve  işitme  kaybı  görülenlerde  gerekli tedbirler alınmalıdır.

 

7. Gürültü denetim yöntemleri, yasal düzenlemeler

Gürültü  denetimi  öncelikle işyerindeki gürültü şiddetinin iyi bilinmesi ile başlar. işverenler, işyerindeki gürültü şiddetinin  ne  olduğunu,  bu  gürültü  düzeyinde  işyerinde  çalışan işçisinde  ne  gibi sorunlar olacağını ve sorunlardan kendisinin ne  denli  etkileneceğini  iyi bilmesi gerekir.  Gürültüye karşı yeterli önlemi almayan işveren, işçisinde meydana gelecek meslek hastalığına karşı tazminat ödemek zorunda kalacaktır.

Aynı şekilde,  işyerindeki gürültünün olumsuz etkilerinden, çalışan  işçilerin  kendilerinin nasıl etkileneceklerini, fizyolojik  ve  psikolojik  neticeleri  hakkında  yeteri  kadar bilgi sahibi  olmaları,  işyerindeki gürültü denetim yöntemlerinin iyi çalışmasını  sağlayacaktır.  Bilindiği gibi,  ülkemizde işyerlerinin  sağlık  ve  güvenlik  şartları  yönünden  denetimi, başta Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı  olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile yerel idareler (Belediyeler) dir.

Bu kuruluşlardan, şüphesiz en etkin ve en yaygın denetim, Çalışma ve  Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılmaktadır.

Çalışma  ve  Sosyal  Güvenlik  Bakanlığı’nın,  iş  Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bağlı iş Müfettişleri (Teknik) marifeti ile işyerlerinde yapmış oldukları, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden, özellikle  işyerlerinin  fiziksel ve kimyasal şartları açısından denetimlerin  sağlıklı  ve  bilimsel  olduğu söylenemez.  Çünkü, iş  Müfettişleri  (Teknik)   denetimlerini   beş   duyuları  ile yaparlar.  Oysa,  işyerinin  fiziksel  ve  kimyasal  şartlarının bilinmesinin en iyi yöntemi ölçme ve değerlendirmedir.

İşyerlerindeki gürültünün denetimi ile ilgili olarak,  işçi Sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü Madde: 22’de “Ağır  ve  Tehlikeli işlerin  yapılmadığı  yerlerde,  gürültü  derecesi  80  desibeli geçmeyecektir. Daha  çok  gürültülü çalışmayı gerektiren işlerin yapıldığı yerlerde, gürültü derecesi en çok 95 desibel olabilir. Ancak, bu durumda işçilere başlık, kulaklık veya kulak tıkaçları gibi  uygun  koruyucu araç ve gereçler verilecektir.”  denilmektedir. Aynı Tüzüğün 78 inci maddesinde ise; ” Gürültünün zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki tedbirler alınacaktır;

7.1. İşyerinde gürültü çıkaran makinelerin monte edilmeleri sırasında, işyeri tabanı, titreşimi ve sesi azaltacak malzeme ve sistemle yapılacaktır.

7.2. Gürültülü  işyerlerinin  duvarları,  sesin yansımasını önleyecek  malzeme ile kaplanacak ve binalar,  çift kapılı, çift pencereli inşa edilecektir.  Duvarlar ses geçirmeyen malzeme ile yapılacaktır.

7.3. Gürültünün azaltılamadığı hallerde, bu Tüzüğün 22 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

7.4. Gürültülü  işlerde  çalışacak işçilerin, işe alınırken genel  sağlık  muayeneleri  yapılacak, özellikle duyma durumu ve derecesi ölçülerek, kulak ve sinir sistemi hastalığı olanlar ile bu  sistemde arızası bulunanlar ve hipertansiyonlular, bu işlere alınmayacaklardır.  Ancak doğuştan  sağır ve dilsiz olanlar, bu işlere alınabileceklerdir.

7.5. Gürültülü işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak, genel sağlık muayeneleri yapılacaktır. Duyma durumunda azalma ve herhangi  bir  bozukluk  görülenler,  kulak  ve  sinir hastalığı bulunanlar ve hipertansiyonlu olanlar,  çalıştıkları işten ayrılacaklar  kontrol  ve  tedavi altına alınacaklardır.”

denilmektedir.

Ayrıca,  Sağlık  Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinin XX. Şıkkında  ” Gürültüsü 85 desibeli aşan işler” de, günde en fazla yedi buçuk saat çalışılabileceği belirtilmiştir.

8. Gürültü Ölçmeleri

Gürültü ölçmeleri; Kaynağında, ortamda ve çalışanın kulak seviyesinde olmak üzere gürültü ölçme ekipmanları ile yapılır.

Bir işyerinde, gürültü ölçmeden önce ne için gürültü ölçmesi yapılacağı sorusuna verilecek cevap doğrultusunda bir plan ve program yapılır. Yapılan bu plan ve program doğrultusunda da gürültü ölçmeleri yapılan ve değerlendirilir.

8.1. Kaynağında yapılan gürültü ölçmeleri;

Yapılan plan ve programda hedef işyerinde çalışanların sağlık ve güvenliği olmalıdır. Bu hedef doğrultusunda, işyerindeki her bir gürültü kaynağının gürültü düzeyi ölçülmelidir. Bu ölçmeler gürültü kaynağının bir metre uzağında ve çalışanların kulak seviyelerine eşdeğer noktalarda yapılmalıdır. Bu ölçmeler, gürültü kaynağının çıkardığı gürültünün sürekli ve değişken oluşuna göre; anlık ölçüm yapabilen gürültü ölçme aygıtı veya ortam dozimetreleri ile yapılabilir. Yine bu ölçümler, gürültü kaynaklarının tek tek çıkardıkları gürültüler veya tümünün çıkardığı gürültüler şeklinde ölçmeler yapılabilir. Ayrıca, gürültülü ortamlarda gürültünün zararlı etkilerine karşı alınacak önlemlerde kullanılmak üzere, çalışma bölgelerinin gürültü haritalarının çıkartılmasında yarar vardır.

Bilindiği gibi, gürültü düzeyi desibel olarak ölçülmekte ve tüm değerlendirmeler de bu birimle yapılmaktadır.  Desibel logaritmik bir ifadedir. Bu nedenle her bir kaynakya ölçülecek gürültü düzeyi, kaynakların birlikte çıkardıkları gürültünün değeri için basit aritmetik toplama ile belirlenmez. Örneğin: Tek tek çıkardıkları gürültü düzeyleri ayni olan, iki  gürültü kaynağının, ayni anda çıkardıkları gürültü; 100 dB + 100 dB = 200 dB değil, 100 dB + 100 dB = 103 dB  şeklindedir.

BİRDEN  FAZLA  GÜRÜLTÜ  KAYNAĞININ BULUNDUĞU   ORTAMLARDA

SES  DÜZEYLERİ                        YÜKSEK  DÜZEYDEKİ  SESE

ARASINDAKİ  FARK  (dB)                        EKLENECEK  MİKTAR  (dB)

0                                                                 3.0

2                                                                 2.6

              3                                                                  1.8

4                                                                  1.5

5                                                                 1.2

6                                                                  1.0

7                                                                 0.9

8                                                                  0.8

10                                                                 0.4

12                                                                  0.3

14                                                                  0.2

16                                                                 0.1

 

 

dB
YIL

 

 

83 , 92  ve  97 dB(A)’lık gürültü düzeylerinde, gürültüye maruz kalan kişilerin 4000 Hz sabit frekanslı gürültüdeki işitme kayıplarının yıllara göre dağılımı.

 

 

 

 

92 dB(A)  sabit  şiddette ve değişken  frekanslı  gürültüye  maruz  kalan  kişilerde  işitme

                                  kayıplarının  yıllara göre  dağılımı

          250         500         1000         2000        4000       7000        8000
dB

 

 

HİÇ BİR ÖNLEM ALINMAKSIZIN GÜRÜLTÜ DÜZEYLERİNE GÖRE GÜNDE EN FAZLA ÇALIŞILABİLECEK SÜRELER

GÜRÜLTÜ   DÜZEYİ              GÜNLÜK  ÇALIŞMA  SÜRESİ

 90     dB(A)  dan  az                                     Süresiz

 90  dB(A)                                                   8      Saat

              92      dB(A)                                                           6        “

95     dB(A)                                                           4        “

97     dB(A)                                                           3        “

100     dB(A)                                                           2        “

102     dB(A)                                                           1,5     “

105     dB(A)                                                           1        “

110     dB(A)                                                           0.5     “

115         dB(A)                                                           0.25    “

115         dB(A)  dan  çok                                        Çalışılamaz

 

Gürültü Yönetmeliğin uygulanması bakımından, günlük gürültü maruziyet düzeyleri;

Günlük gürültü maruziyet düzeyi (LEX,8h)(dB(A) re.20 µPa): Sekiz saatlik iş günü için, anlık darbeli gürültünün de dahil olduğu bütün gürültü maruziyet düzeylerinin zaman ağırlıklı ortalaması.

Haftalık gürültü maruziyet düzeyi Günlük gürültü maruziyet düzeylerinin sekiz saatlik beş iş gününden oluşan bir hafta için zaman ağırlıklı ortalaması.

Maruziyet sınır değeri ve Maruziyet etkin değerleri; en yüksek ses basıncı yönünden tanımlanmıştır.

Maruziyet sınır değeri LEX,8h=87dB(A) ve Ppeak=200 Pai

En yüksek maruziyet etkin değeri LEX,8h=85dB(A) ve Ppeak= 140 Paii

En düşük maruziyet etkin değeri LEX,8h = 80dB(A) ve Ppeak= 112 Paiii

LEX,8h=87dB(A) ve Ppeak=200 Pai 140 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

L (dB)=20 log P / Po  (gürültü şiddeti)

P=200 Pa ve Po=20 µPa   ise     L (dB(C)) = 140 dB(C)

LEX,8h=85dB(A) ve Ppeak= 140 Paii

137 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

LEX,8h = 80dB(A) ve Ppeak= 112 Paiii

135 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa

En yüksek ses basıncı (Ppeak)

C – frekans ağırlıklı anlık gürültü basıncının maksimum değeri

 

Yönetmelik Dip Not:

 

  1. : 140 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa
  2. : 137 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa
  3. : 135 dB (C) ile ilgili olarak 20 µPa  olarak alınır.

                                                                                  Mahmut ÇANDIR

                                                                                  Baş İş Müfettişi

                                                                                  Fizik Yüksek Mühendisi

16 Ekim 2013
3.010 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM

  1. Erhan dedi ki:

    Bence en önemli konulardan biri gürültüyle mücadele Üretimin olduğu her alanda denk geliyoruz bu probleme.

  2. Odyometrsit dedi ki:

    Gürültülü ortamlarda çalışmalarda en önemli sorun gürültü ve gürültünün olumsuz etkileridir. Gürültüye uzun süre maruz kalmanın etkisi meslek hastalıkları içinde olarak kalıcı işitme kaybına neden olmaktadır. Aynı zamanda, anlık yüksek tansiyon, dikkat dağınıklığı, baş ağrısı, çınlama, stres, strese bağlı huzursuzluk midede yanma gibi birçok yan etkisi de bulunmaktadır. Çalışma ortamında İş Hijyen Ölçümlerinden, Gürültü Ölçümü ve kişisel gürültü maruziyet ölçümü yaptırmak, bu konuda alınacak doğru tedbirler için başlangıç olacaktır.

  3. Zagrep dedi ki:

    20000 hz üzerindeki frekansların insan sağlığına olan etkileri nelerdir? Bilimsel bir veri var mıdır?

    1. admin dedi ki:

      İnsan kulağı 20 ile 20.000 Hz frekanlardaki sesleri yani titreşimleri duyabilir. Bunun nedeni iç kulakta kohleada bulunan tüy hücrelerinin sayısıyla ilgilidir. Ortalama bir kulakta 20.000 civarında tüy hücresi bulunur her bir tüy hücresi tek frekanstaki titreşimleri yani sesleri algılayabilir. 20.000 hz üzeri sesleri bizim duymamız mümkün değildir. algılamadığımız frekanslarında bir zararı söz konusu değildir. Bizim duymadığımız demek 20 bin üzeri ve 20 Hz altı frekansların yani seslerin olmadığı anlamına gelmez. yüksek frekanslı sesler farklı canlı türleri iletişimde kullanmaktalar. düşük frekanslı titreşimler dalga boyu büyük titreşimlerdir. genelde deprem dalgaları düşük frekanslıdır. sorunuzun cevabı net olarak 20 bin Hz üzeri seslerin insan üzerinde etkisinin mümkün olamayacağıdır. Bu durum şuna benzetilebilir. radyo dalgalarının insan üzerinde bir etkisinin olabilme ihtimali kadardır.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?