Başkent Sağlık Hizmetleri
başkent sağlık
TÜMÜNÜ GÖR

Termal Konfor Ölçümü

Anasayfa » Termal Konfor Ölçümü

Termal konfor şartlarını etkileyen faktörler şunlardır:

  1. ISI
  2. NEM
  3. HAVA AKIM HIZI
  4. TERMAL RADYASYON

1. ISI (HAVA SICAKLIĞI):

İnsan vücudunda ısı, tuz, asit, baz, şeker v.s. gibi bazı fiziksel ve kimyasal değerlerin belli sınırlar içinde kalması gerekmektedir. İnsan vücudunda, yapısında, bu değerlerin belli aralıklarda kalmasını sağlayan, ayarlayan mekanizmalar mevcuttur. İnsan bu mekanizmalar ile olumsuz çevre şartlarına karşı kendini savunur ve olumsuz şartlarda dahi hayatiyetini devam ettirme imkanını sağlar.

İnsan vücudunda mevcut olan bu dengelerden biri de ısı (Sıcaklık) tır. Hasta olmayan normal bir insan vücudunun sıcaklığı 36 derece santigrattır.

Halbuki insan çevresi ile devamlı iletişim halindedir. Çevresindeki şartlardan devamlı etkilenmektedir. İnsanın çevre şartlarından biri de, hava sıcaklığıdır.

Ortamdaki hava sıcaklığı fazla olursa, sıcak ortamdan soğuk ortama ısı geçişi (Isı transferi) sebebiyle insanın vücudu ısınmaya başlar. Halbuki insan vücudunun ısısı 36 derece santigrat civarında kalması gerekmektedir. Aksi halde ateşimiz yükselir, yataklara düşeriz. Hakeza, ortam sıcaklığı çok düşük olursa, yine ısı transferi ile  vücudun ısısı düşmeye ve donmaya başlarız.

İnsan vücudu, ortamdaki havanın soğuması durumunda büzülerek, titreyerek, havanın ısınması durumunda  açılarak, terleyerek detayını çok fazla bilmediğimiz savunma sistemleri ile vücut ısısını sabit tutmaya çalışır.

Fakat bu savunma mekanizmaları çalışırken insan sıkılır rahatsız olur, iş verimi düşer. Çevre şartları çok aşırı bir şekilde bozulmuş ise, vücut artık kendini savunamaz hale gelir, savunma mekanizmaları iflas eder veya yetmez duruma gelir, insanın dengesi bozulur, vücut kimyası bozulur ve hastalanır.

Çalışanların, sıkılmaması, rahatsız olmaması, hastalanmaması, vücut kimyalarının bozulmaması için ortam şartlarını ve konumuz olan ısıyı uygun hale getirmek gerekmektedir.

Uygun ısı (Hava sıcaklığı) belirlemede de çeşitli faktörler göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

 

Bu faktörler;

 

  • Yapılan işin niteliği(Ağır veya Hafif iş olması)
  • Çalışanın fiziki ve ruhi yapısı(zayıf,    şişman, sakin, heyecanlı,  tez canlı, v.s.)
  • Kişinin sağlık durumu(Hasta veya sağlıklı olması)
  • Çalışanın giyim durumu(Kalın veya ince giymiş olması)
  • Çalışanın beslenme durumu(Yapılan işe uygun veya

uygun olmayan beslenme)

 

şeklinde sıralanabilir.

Hava sıcaklığının artması veya eksilmesi, çalışan kişilerin işe uyumunu olumsuz etkiler. Aşırı ısınma YORGUNLUK VE UYKU  hali meydana getirir. Aşırı soğuma ise DİKKATİN AZALMASINA, ZİHİNSEL ÇALIŞMANIN OLUMUZ ETKİLENMESİNE  yol açar.

Endüstride genellikle yüksek sıcaklık problemi vardır. Sıcaklık yönünden işyerleri NEMLİ VE KURU SICAKLIK  olmak üzere iki grupta incelenir.

Nemli sıcaklık; Kağıt, Kumaş, Konserve ve yeraltı maden işletmeleri gibi yerlerde,

Kuru sıcaklık ise, Demir-çelik, cam ve çimento sanayiinde, rastlanmaktadır.

YÜKSEK SICAKLIĞIN SEBEP OLDUĞU RAHATSIZLIKLAR:

 

  • Vücut ısısı regülasyonunun bozulması ile ısının 41 derece santigrata doğru çıkması sonucu ISI ÇARPMASI,

 

  • Tansiyon düşüklüğü, baş dönmesine yol açan ısı yorgunlukları,

 

  • Yüksek sıcaklık kaşıntıları, kırmızı lekeler şeklimde deri bozuklukları, moral bozukluğu, konsantrasyon bozukluğu, aşırı duyarlılık ve endişe,

 

Yapılan araştırmalar, kişilerin başlangıçta sıcaklığa karşı çok duyarlı ve dayanıksız olduklarını göstermekte ise de, zaman içinde, sıcaklığa alıştıkları, uyum sağladıkları görülmektedir. Bu uyum da yine vücudun çok bilmediğimiz savunma ve uyum mekanizmalarını çalıştırması sonucu meydana gelmektedir.

Endüstride DÜŞÜK SICAKLIK  daha az rastlanmaktadır. Soğuk işyeri ortamları daha çok soğuk hava depolarındaki işler, açıkta yapılan işler, gibi işlerdir. Düşük ısı (Yani soğuk ortam) uyuşukluk, uyku hali, organlarda hissizlik ve donma gibi olumsuz etkileri vardır. Soğuğa karşı uygun elbiseler giyerek ve uygun beslenerek tedbir almak mümkün olmaktadır.

Çalışanların, çalıştıranların, ve ilgili kurum ve kuruluşların görevi,İŞİ TAMAMEN VÜCUDUN SAVUNMA  VE UYUM MEKANİZMALARINA BIRAKMADAN, İNSAN VÜCUDUNA, İNSAN YARADILIŞINA, RUHUNA VE SOSYAL YAPISINA, ÖZETLE İNSANA UYGUN ŞARTLARIN HAZIRLANMASIDIR. Aksi halde vücut savunma sistemi iflas eder, dayanma gücü biter beklenen/beklenmeyen sonuç ortaya çıkar.

 

2. NEM :

Sıcaklık yanında nemin de etkisi büyüktür. Havadaki nem miktarı mutlak ve bağıl nem olarak ifade edilir.

Mutlak nem:Birim havadaki su miktarıdır.

Bağıl nem:Havadaki nem miktarının, aynı sıcaklıkta doymuş havadaki mutlak nemin yüzde kaçını ihtiva ettiğini gösterir.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden bağıl nemin değeri önemlidir. Bir işyeri ortamının bağıl nemi değerlendirilirken, sıcaklık, hava akım hızı gibi diğer şartlar da değerlendirilmesi gerekir. Ancak, genel olarak herhangi bir işyerinde bağıl nem %30 ila %80 arasında olmalıdır. Yüksek bağıl nem, ortam sıcaklığının yüksek olması durumunda bunaltır, düşük olması durumunda ise üşüme ve ürperme hissi verir.

Aşırı ısı üretim üzerinde olumsuz etki yapar:

Isı 29 derece olursa performans %5 düşer.

“  30   “            “              “     %10  “

“  31   “            “              “     %17  “

“  32   “            “              “     %30  “

 

 

Isı ve Bağıl Nem Ölçümü