Başkent Sağlık Hizmetleri
başkent sağlık
TÜMÜNÜ GÖR

Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü

Anasayfa » Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü

Kişisel  Gürültü Maruziyet Ölçümü

İşyerlerinde, endüstride gürültülü ortamla karşılaşabiliyoruz. İşyerlerinde uygulanan işlemlerde, çalışanın kullandığı makinadan kaynaklı gürültülü ortama çalışanlar maruz kalabiliyor. Çalışanların gürültüye bağlı meslek hastalıklarından, işitme kayıplarına karşı korunması ve çalışanın üzerinde önlem alınması için Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmasına Dair Yönetmelik gereğince çalışan üzerinde kişisel gürültü maruziyeti ölçümleri yapılır. Gürültünün tanımına ve kaynaklarına bakacak olursak;

Gürültüyü kısaca “istenmeyen ses”, sesi ise, maddenin, ardışık sıkışma ve seyrelmelerinden oluşan ve madde ortamında yayılan bir titreşim (dalga) olayı olarak tanımlıyoruz. Hava yolu ile kulağa ulaşan belirli frekanslardaki titreşim enerjisi, dış, orta ve iç kulak yollarını geçerek işitme siniri ile ulaştığı beyinde ses duyusu olarak yorumlanır. Düzey (basınç), titreşim frekansı ve devam süresi, gürültüyü, işitme ile ilgili fizyolojik işlevleri açısından nitelendiren faktörlerdir.

İnsan kulağı, 20-20000 Hz aralığındaki ses titreşimlerini, 20 mPa (mikropaskal) basınç düzeyinden itibaren algılamaya başlayan oldukça duyarlı bir organdır. Ses basıncının ölçülmesinde, birimi desibel (dB) olan logaritmik oransal bir skala kullanılır. Bu nedenle ölçülen ses basıncı değerleri aritmetiksel olarak toplanamaz ve çıkartılamaz. Örneğin 90 dB gürültü oluşturan bir makinenin, aynı düzeyde gürültü meydana getiren bir makine ile birlikte çalıştırılması durumunda toplam gürültü düzeyi, 90+90=180 dB değil, sadece 93 desibel’dir. Yine aynı nedenle sağlıklı, genç bir insan kulağının algılayabildiği en düşük ses basıncı olan işitme eşiği (20 mPa) da, ‘0’ (sıfır) desibel’dir.

Gürültü kaynakları

  • Havayolu gürültüsü
  • Tren yolu gürültüsü
  • Karayolu gürültüsü
  • Endüstriden kaynaklanan gürültü (sanayi)
  • Eğlence mekanlarından kaynaklanan gürültü
Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçüm Çeşitleri
  • Makine ve teçhizattan kaynaklanan kişisel gürültü maruziyeti ölçümleri
  • İş sağlığı ve güvenliği açısından kişisel gürültü maruziyeti ölçümleri

 

Gürültünün İnsan Sağlığı Üzerine Etkileri

Gürültü olarak nitelendirilen istenmeyen ses’in insan sağlığına olumsuz etkisi öncelikle fiziksel niteliktedir; Örneğin gürültülü bir işyerinde çalışmaya yeni başlamış kişilerde kalp hızı artışı, solunum hızı artışı, tansiyon yükselmesi, iştahsızlık ve sinir gerginliği gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Yüksek seviyede gürültünün etkisine maruz kalan kişilerde yüksek kan basıncı oluştuğu ve bu durumun kalıcı olduğu yapılan gözlemlerle kanıtlanmış bulunmaktadır. Ayrıca gürültülü ortamın migren, ülser, kalp krizi, dolaşım bozuklukları türünden rahatsızlıklara neden olabileceği ileri sürülmekte.

Kişisel gürültü maruziyeti ölçümü sonucunda gürültü maruziyet düzeyini aşan gürültünün etkisinde kalan kişiler psikolojik olarak rahatsız, tedirgin ve sinirli olmakta, tedirginlik ve sinirlilik hali gürültünün etkisi kalktıktan bir süre sonra da devam etmektedir. Aynı zamanda yorgunluk ve zihinsel etkilerde zayıflama gözlenmektedir.

Gürültünün, üzerinde durulması gereken en önemli etkisi ise kişide oluşturduğu işitme kaybıdır. Bu kayıp, geçici,  ya da sürekli olabilir. İşitsel yorgunluk adı da verilen geçici işitme kaybı, etkisinde kalınan gürültülü ortamdan uzaklaştıktan bir süre sonra ortadan kalkar (bu süre, etkilenilen sesin düzeyi, içerdiği frekanslar ve etki altında kalınan süreye bağlı olarak birkaç saatten bir güne kadar uzayabilmektedir). Ancak, gürültlü bir ortamda, aylar ve yıllarca etkilenme sonucunda meydana gelen işitme kaybının tümü ile ortadan kalkması söz konusu olamaz. Bu durumda geçici işitme kayıpları, etkilenme koşulları aynı biçimde devam ettiği ya da korunulmadığı sürece kişisel fizyolojik faktörlere de bağlı olarak ilerleyerek tam süreklilik kazanacaktır. Sürekli işitme kaybı düzeyleri, gürültülü ortam koşulları ve etkilenme süresine bağlı olarak kişiden kişiye değişebilmektedir. Ancak genel olarak ortalama 10-12 yıl etkilenme sonunda meydana gelmeye başlar. . Sürekli işitme kaybı, başlangıçta 3000-6000 Hz’. lik tiz sesler bölgesinde oluşur. Etkilenmenin süregelmesi, bu frekans bölgesini, giderek daha alçak frekanslara doğru genişletir. Başlangıç dönemlerinde, kişi kendisinde oluşan işitme kaybının genellikle pek farkında değildir. Ancak süregelen etkilenme, yaşlanmanın da katkısı ile insan sesinin konuşma frekansları bölgesine (500-1000 Hz.) indiğinde, kayıplar artık farkedilir düzeye gelmiş olur. Tablo 1’de örnek olarak çeşitli ortamlardaki gürültü düzeyleri verilmiştir.

Tablo 1. Çeşitli Ortamlardaki Gürültü Düzeyleri

Gürültü  Düzeyi  (dB)    Örnek
      0 İşitme Eşiği
    10 Ses Kayıt Stüdyosu
    30 Fısıltı ile Konuşma
    50 Ofis
    60 Karşılıklı Konuşma
    74 Otomobil (10m)
    80 Gürültülü bir toplantı Salonu
  100 Tekstil Dokuma Tezgahı
  110 Havalı çekiç
  120 Bilyalı Değirmen

 

Gürültü ve Sınıflandırılması

Frekans içeriğine ve ses yada basınç düzeyinin zamanla değişimine bağlı olarak gürültüyü iki şekilde sınıflandırmak mümkündür. Kişisel gürültü maruziyeti ölçümünde kullanılacak olan donanımın seçimi, kişisel gürültü maruziyeti ölçüm şekli ile kişisel gürültü maruziyeti ölçüm parametreleri ve kişisel gürültü maruziyeti ölçümlerinin değerlendirilmesi gürültünün türüne bağımlıdır.

 

Ses ya da Basınç Düzeyinin Zamanla Değişimine Bağlı Olarak Sınıflandırma

Ses düzeylerinin zamanla hiç değişmediği ya da hemen hemen aynı kaldığı gürültü türüne kararlı gürültü adı verilir. Sabit hızda çalıştırılan bir vantilatörden ya da yine sabit hız ve güçte çalıştırılan bir elektrik motorundan yayılan gürültü bu tür gürültüye en güzel örnekleri oluştururlar. Ses düzeylerinin zamana bağlı olarak değişimler gösterdiği gürültüleri kararsız gürültü başlığı altında toplamak gerekir. Kararsız gürültü, bir uçağın ya da bir arabanın geçerken çıkardığı geçiş gürültüsü, çekiçle çivi çakılırken yayılan darbe gürültüsü, tüfekle ateş ederken çıkan patlama gürültüsü, sürekli çalıştırıldığında kararlı gürültü yayabilme yeteneğine sahip olan bir kaynağın kesik kesik çalıştırılmasıyla oluşan kesikli gürültü, ses düzeylerinin periyodik olarak değiştiği dalgalı gürültü şekillerinde olabilir. Bunların yanı sıra endüstriyel makinalardan yayılan sık aralıklı darbe gürültüsü (otomatik preslerden ve perçin makinalarından yayılan gürültü vb.) ve yüzey taşlama işlemlerinden yayılan dalgalı gürültü özellikle işyerlerinde karşılaşılan kararsız gürültü türlerine örnek oluştururlar.

Gürültünün kararlı olarak nitelendirilebilmesi için gürültü düzeyindeki değişimin 5 dB içinde kalması yeterlidir. Eğer ölçülen gürültü düzeyleri, zamanla 5 dB’i aşan sapmalar gösteriyorsa bu tür gürültü kararsız olarak nitelendirilecektir. Kararsız gürültü değerlendirilirken, aynı ses enerjisine sahip olan fakat kararlı bir gürültünün dB cinsinden ses seviyesi tanımlanır. Bu tip gürültüler için genellikle eşdeğer gürültü seviyesi ölçümü (Leq) yapılır.

Kişisel gürültü maruziyeti ölçümü yapılırken gürültünün türüne bağlı olarak kişisel gürültü maruziyeti ölçüm parametreleri belirlenir. Kararsız gürültüde kararlı gürültü ölçümünde kullanılan gürültü ölçüm parametreleri ile kişisel gürültü maruziyeti ölçümü yapmak yanlış gürültü ölçüm sonuçlarına neden olur. Kişisel gürültü maruziyeti ölçümü yapmadan önce gürültünün türü ile ilgili gözlem ve saptamalarda bulunmak doğru kişisel gürültü maruziyeti  ölçüm parametrelerinin bulunmasını sağlar.

Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümlerinin İlgili Olduğu Mevzuatlar

  • Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik
  • Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik
  • Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik

Neden Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümleri Yapılmalı

Gürültü etkisi ile oluşan işitme kayıpları daima her iki kulakta birden meydana gelir ve tıbbın bu günkü olanakları ile tedavisizdir. Buna göre gürültülü ortamlarda çalışanların gürültünün olumsuz etkisinden korunması için işyerlerinde kişisel gürültü maruziyeti ölçümlerinin yapılması gerekir.

 

İşyeri Hangi Durumlarda Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü Yaptırmalıdır, Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü Ne Sıklıkla Yapılır

  • Risk değerlendirmesi sonucunda ilgili risk faktörü bulunduğu
  • Meslek hastalığı ortaya çıktığı
  • İş yeri ortamında çalışanın kullandığı veya çalışma ortamı makine teçhizatı değiştiği
  • Gürültü kaynağında artış ve ayrıca

Çalışanların Gürültü ile ilgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik

“MADDE 13 – (1) Gürültüye bağlı olan herhangi bir işitme kaybında erken tanı konulması ve çalışanların işitme kabiliyetinin korunması amacıyla;

  1. a) İşveren;

1) Kanunun 15 inci maddesine göre gereken durumlarda,

2) İşyerinde gerçekleştirilen risk değerlendirmesi sonuçlarına göre gerekli görüldüğü hallerde,

3) İşyeri hekimince belirlenecek düzenli aralıklarla,

çalışanların sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.

  1. b) 5 inci maddede belirtilen en yüksek maruziyet eylem değerlerini aşan gürültüye maruz kalan çalışanlar için, işitme testleri işverence yaptırılır.
  2. c) Risk değerlendirmesi ve ölçüm sonuçlarının bir sağlık riski olduğunu gösterdiği yerlerde, 5 inci maddede belirtilen en düşük maruziyet eylem değerlerini aşan gürültüye maruz kalan çalışanlar için de işitme testleri yaptırılabilir

(2) İşitme ile ilgili sağlık gözetimi sonucunda, çalışanda tespit edilen işitme kaybının işe bağlı gürültü nedeniyle oluştuğunun tespiti halinde;

  1. a) Çalışan, işyeri hekimi tarafından, kendisi ile ilgili sonuçlar hakkında bilgilendirilir.
  2. b) İşveren;

1) İşyerinde yapılan risk değerlendirmesini gözden geçirir.

2) Riskleri önlemek veya azaltmak için alınan önlemleri gözden geçirir.

3) Riskleri önlemek veya azaltmak için çalışanın gürültüye maruz kalmayacağı başka bir işte görevlendirilmesi gibi gerekli görülen tedbirleri uygular.

4) Benzer biçimde gürültüye maruz kalan diğer çalışanların, sağlık durumunun gözden geçirilmesini ve düzenli bir sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar..” gereği işitme testleri sonucuna bakılarak çalışanın bulunduğu ortamda gürültü ölçümü yaptırılabilir.

 

Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümleri

TS 2607 ISO 1999 ‘’Akustik – İş yerinde maruz kalınan gürültünün tayini ve bu gürültünün sebep olduğu işitme kaybının tahmini’’ standardına göre çalışma ortamında kişisel gürültü maruziyeti ölçüm işlemleri firmamız tarafından yapılmaktadır.

Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü Nasıl Yapılır

kişisel gürültü ölçümüKişisel gürültü maruziyeti ölçümü sonucunda hazırlanan kişisel gürültü maruziyeti ölçüm raporunda ölçülen maruziyet verileri ilgili yönetmelikte verilen sınır değerler ile değerlendirilir. Elde edilen değerlerin ilgili yönetmelikte verilen sınır değerleri geçmesi durumunda ölçüm yapılan bölümdeki kişilerin odyometri testi yapılması önerilerek uygun nitelikte kulak koruyucusu kullanması tavsiye edilir.

Kişisel Gürültü Maruziyet Ölçümlerini Kimler Yapar

20.08.2013 tarihinde 28741 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından resmi gazetede yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm Test ve Analizi Yapan Laboratuvarlar Hakkında Yönetmelik

“İşverenlerin yükümlülükleri

MADDE 5 – (1) İşveren, işyerinde bulunan, kullanılan veya herhangi bir şekilde işlem gören maddelerin ve çalışma ortam koşullarının tehlikelerinden, zararlı etkilerinden çalışanları korumak zorundadır. Güvenli bir çalışma ortamı sağlamak amacıyla çalışma ortamındaki kişisel maruziyetlere veya çalışma ortamına yönelik fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlere yönelik ölçüm, test, analiz ve değerlendirmeleri, ön yeterlik veya yeterlik belgesini haiz laboratuvarlara yaptırmakla yükümlüdür.” bulunmaktadır. Bunun sonucunda iş hijyeni ölçümleri içerisinde bulunan kişisel gürültü maruziyeti ölçümleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü Başkanlığı (İSGÜM) tarafından yetkilendirilmiş kişisel gürültü maruziyet ölçümleri de bu yetki belgesinde bulunan iş hijyeni ölçüm, test ve analiz laboratuvarları tarafından yapılmaktadır. Kişisel gürültü maruziyeti ölçümleri İSGÜM tarafından yetki belgesi bulunmayan iş hijyeni ölçüm, test ve analiz laboratuvarı tarafından yapıldığında kişisel gürültü maruziyeti ölçümlerinin yasal mevzuatta kabul edilebilirliği yoktur.

Kişisel Gürültü Maruziyet Ölçümü Maruziyet Sınır Değerleri ve Kişisel Gürültü Maruziyeti ile ilgili Yönetmelik Maddeleri

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik Madde 5.

(1)  Bu Yönetmeliğin uygulanması bakımından, maruziyet eylem değerleri ve maruziyet sınır değerleri aşağıda verilmiştir:

  1. a) En düşük maruziyet eylem değerleri: (LEX, 8saat)=80 dB(A) veya peak (Ptepe)= 112 Pa [135 dB(C)]
  2. b) En yüksek maruziyet eylem değerleri: (LEX, 8saat)=85 dB(A) veya peak (Ptepe)= 140 Pa [137 dB(C)]
  3. c)Maruziyet sınır değerleri: (LEX, 8saat) = 87 dB(A) veya peak (Ptepe) = 200 Pa [140 dB(C)]

       (2) Maruziyet sınır değerleri uygulanırken, çalışanların maruziyetinin tespitinde, çalışanın kullandığı kişisel kulak koruyucu donanımların koruyucu etkisi de dikkate alınır.

       (3) Maruziyet eylem değerlerinde kulak koruyucularının etkisi dikkate alınmaz.

       (4) Günlük gürültü maruziyetinin günden güne belirgin şekilde farklılık gösterdiğinin kesin olarak tespit edildiği işlerde, maruziyet sınır değerleri ile maruziyet eylem değerlerinin uygulanmasında günlük gürültü maruziyet düzeyi yerine, haftalık gürültü maruziyet düzeyi kullanılabilir. Bu işlerde;

  1. a) Yeterli ölçümle tespit edilen haftalık gürültü maruziyet düzeyi, 87 dB(A) maruziyet sınır değerini aşamaz.
  2. b) Bu işlerle ilgili risklerin en aza indirilmesi için uygun tedbirler alınır.

 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik  Madde 8.

(3) İşyerinde en yüksek maruziyet eylem değerlerinin aşıldığının tespiti halinde, işveren;

  1. a) Bu maddede belirtilen önlemleri de dikkate alarak, gürültüye maruziyeti azaltmak için teknik veya iş organizasyonuna yönelik önlemleri içeren bir eylem planı oluşturur ve uygulamaya koyar.
  2. b) Gürültüye maruz kalınan çalışma yerlerini uygun şekilde işaretler. İşaretlenen alanların sınırlarını belirleyerek teknik olarak mümkün ise bu alanlara girişlerin kontrollü yapılmasını sağlar.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik  Madde 10.

(1)Çalışanın maruziyeti, hiçbir durumda maruziyet sınır değerlerini aşamaz. Bu Yönetmelikte belirtilen bütün kontrol tedbirlerinin alınmasına rağmen, 5 inci maddede belirtilen maruziyet sınır değerlerinin aşıldığının tespit edildiği durumlarda, işveren;

  1. a) Maruziyeti, sınır değerlerin altına indirmek amacıyla gerekli tedbirleri derhal alır.
  2. b) Maruziyet sınır değerlerinin aşılmasının nedenlerini belirler ve bunun tekrarını önlemek amacıyla, koruma ve önlemeye yönelik tedbirleri gözden geçirerek yeniden düzenler.

Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik

Günde azami yedi buçuk saat çalışılabilecek işler;

MADDE 4 – 

(1) Bir çalışanın günde ancak yedi buçuk saat çalıştırılabileceği işler aşağıda belirtilmiştir.

  1. p) Gürültülü işler:

1) Gürültü düzeyi en yüksek maruziyet etkin değerini (8h=85 dB(A)) aşan işler.

Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları Ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik

EK-1 Özel Önlemler, (a) Fiziksel Etkenler (2) Gürültü bendinde;

2) Gürültü: Gebe çalışanın çalıştığı yerdeki gürültü seviyesinin, en düşük maruziyet etkin değeri olan 80 dB(A) yı geçmemesi sağlanır. Eğer gürültü seviyesi düşürülemiyorsa çalışanın yeri değiştirilir. Limitleri aşan gürültülü ortamda gebe çalışanların kişisel koruyucu donanım kullanarak dahi çalıştırılmaları yasaktır.” hükmü yer almaktadır.

 

KİŞİSEL GÜRÜLTÜ ÖLÇÜMÜ

TÜRK STANDARDI

TURKISH STANDARD

TS 2607 ISO 1999

 AKUSTİK – İŞ YERİNDE MARUZ KALINAN GÜRÜLTÜNÜN TAYİNİ VE BU GÜRÜLTÜNÜN SEBEP OLDUĞU İŞİTME KAYBININ TAHMİNİ

Akustik – İş yerinde maruz kalınan gürültünün tayini ve bu gürültünün sebep olduğu işitme kaybının tahmini

Giriş

 Bu standard, farklı yaş grubundaki kişilerde maruz kalınan gürültü ve bu gürültünün sebep olduğu kalıcı eşik kayma değeri (GSKEK) arasındaki ilişkiyi istatistiksel terimlerle açıklar. Bu standard, işitme duyusunda kayıp olmayan popülâsyonun veya işitme kaabiliyeti tahmin edilmiş veya ölçülmüş rastgele seçilmiş popülâsyonun gürültüye (yaş etkisinin dikkate alındığı) maruz kalması sonucu işitme bozukluğunun tahmini için işlemler belirtir. (GSKEK burada, işitme eşik seviyelerinin diğer bileşenlerinden bağımsız, ilâve bir terim olarak kullanılmıştır. Gürültüye maruz kalınmadığı durumda GSKEK genellikle 0’ dır ve herhangi bir gürültüye maruz kalma seviyesinde GSKEK, bir popülâsyondaki münferit kişiler arasında gürültü-hasar hassasiyetinin değişimini gösteren pozitif değerler alır.) Düzenli olarak gürültüye maruz kalan kişilerde farklı derecelerde bir işitme kaybı gelişebilir. Bu işitme kaybından dolayı, onların konuşulanı anlama kaabiliyeti, günlük akustik sinyalleri algılama yeteneği veya müziği değerlendirmeleri bozulabilir. Kulak patlatacak gürültü, yüksek darbeli gürültü ve çok yüksek seviyeli sabit gürültü hariç işitme organındaki kalıcı bozukluğun oluşması zaman alır ve aylarca, yıllarca veya on yıllarca gürültüye maruz kalındıktan sonra ilerler. GSKEK genellikle, işitme üzerine tersinir bir geçici etkiden önce meydana gelir ve gürültünün sebep olduğu geçici eşik kayma değeri (GEK) olarak adlandırılır. GEK’ in önemi ve iyileşmesi, maruz kalma seviyesine ve zamanına bağlıdır. Münferit kişilerde, gürültünün sebep olduğu işitmedeki eşik değerinin değişimini ve münferit durumda şüpheli olmasına rağmen diğer faktörlerin sebep olduğu değişimleri kesin olarak tayin etmek mümkün değildir. Bu standarddaki veriler, odyolojik teşhiste oluşması en muhtemel etkiler için ilâve araçlar sağlayabilir. Ancak, belli bir gürültü tipine maruz kalan geniş popülâsyonlar için, işitme eşik değerinin istatistiksel dağılımlarındaki değişimler tayin edilebilir. Ortalama GSKEK değeri, orta GSKEK değeri gibi parametreler, gürültüye maruz kalma durumu birinde çok iyi belirlenmiş (genellikle iş yerinde bulunan popülâsyon) ve ilgili özellikler bakımından benzer iki popülâsyon arasındaki işitme eşik değeri bakımından farklılıkları belirlemek için kullanılabilir. Bu standardın kapsamında, “GSKEK” değeri, bir popülâsyonun istatistiksel dağılımında, gürültünün sebep olduğu kalıcı eşik kayma değerindeki değişim olarak uygulanmakta, münferit bireylere uygulanmamaktadır.

Bu standard, günlük tekrarlanan, maruz kalınan gürültü veya iş yerlerinde düzenli olarak maruz kalınan gürültüden dolayı kalıcı işitme kaybındaki riski hesaplamak için de uygulanabilir. İş yerlerindeki gürültüye maruz kalma sonucu işitme kaybı görülen bazı ülkelerde, sorumluluk ve tazminat ile ilgili olarak yasal düzenlemeler uygulanır. İşitme kaybının var olduğu düşünülen (“sınır değer”) değişik frekanslardaki işitme eşik değeri, sadece kişilerdeki bozukluğa değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik yaklaşımlara dayalı yasal tanımlamalara ve yorumlamalara da sıkıca bağlıdır. Buna ilâveten işitme kaybının tanımı, istenildiği şekilde konuşulanı anlama kabiliyetine, zemin gürültüsünün ortalama değerine ve değişik frekanslardaki bağıl önemlerinden dolayı belki konuşulan lisana bile bağlıdır. Sonuç olarak bu standard, işitme kaybı riskinin değerlendirilmesi için özel bir formülü garanti etmez (ISO 1999’ un ilk baskısının aksine) ancak, belirli bir ülkede garantilenmiş veya istenilen bir formüle göre işitme kaybının değerlendirilmesi için kullanılabilecek işitme bozukluğunun tahmin edilmesindeki sabit metotları belirtir. Bu standardla elde edilen sonuçlar, her gün maruz kalınan akustik sinyaller, müziğin algılanması veya bir işitme kaybı formülü ile garantilenmesi gerekmeyen özel frekans etkileri hariç diğer gürültülerin kalıcı etkilerini belirlemek için de kullanılabilir.

Gürültünün sebep olduğu işitme bozukluğu sadece iş yerinde maruz kalınan gürültünün değil aynı zamanda popülâsyonun maruz kaldığı toplam gürültünün de bir sonucu olduğundan münferit bireylerin iş yeri dışında kalan alanlarda (işleri sırasında alış-verişte bulundukları yerlerde, evde ve eğlence faaliyetlerinde) maruz kaldıkları gürültünün de hesaba katılması önemli olabilir. Sadece, iş yeri haricinde maruz kalınan gürültü, iş yerinde maruz kalınan gürültü ile mukayese edildiğinde önemsiz kalıyorsa, bu standard, iş yerinde maruz kalınan gürültüden dolayı işitme bozukluğunun oluşmasının tahmin edilmesine müsaade eder. Aksi takdirde, hesaplama yapmak için, günlük toplam maruz kalınan gürültülerin ikisinin toplamından (iş yeri harici ile iş yerinde maruz kalınan gürültü toplamı) tahmin edilecek işitme bozukluğunun kullanılması gerekir. İş yerinde maruz kalınan gürültünün, toplam işitme bozukluğuna katkısı istenildiğinde tahmin edilebilir. Azamî tolere edilen veya azamî izin verilen gürültü seviyelerinin seçimi ve işitme kaybı risk değerlendirmesi veya tazminat amaçları için özel bir formülün seçilmesi kadar konulan kuralların korunması etik, sosyal, ekonomik ve politik faktörlerin de göz önünde bulundurulmasına gerek duyar ve bu faktörler uluslararası bir standartlaştırma işleminin sorumluluğunda değildir. Bu faktörler ve bu faktörlerin yorumlanması bakımından farklılık gösteren münferit ülkeler, bu sebeple bu standardın kapsamı dışında tutulmalıdır.

Yukarıda verilen sebeplerden dolayı bu standardın kendisi, risk değerlendirme ve korunma kuralları için tam bir kılavuz teşkil etmez ve pratik kullanımda bu standard, burada açık bırakılmış faktörleri tanımlayan deney kodları veya ulusal standartlar ile bir bütün hâline getirilmelidir.

ICS 13.140; 17.140.20 TÜRK STANDARDI TS 2607

ISO 1999/Nisan 2005

3.8 İşitme kaybı

Günlük yaşam aktivitelerinde bireyin kişisel aktivitelerini etkileyen yeterli işitme bozukluğunun ortaya koyduğu ve genellikle düşük seviyeli temel gürültüde konuşulanı anlama güçlüğü olarak açıklanan dezavantaj. İşitme kaybının sayısal olarak gösterilmesi, Madde 6.2’ de verilen işitme eşik seviyelerinin bir birleşimi olarak verilir.

3.9 Sınır değer

Mevcut olduğu varsayılan işitme kaybı (veya yetersizliği) derecesinin üzerinde işitme eşik seviyesi.

3.10 İşitme kaybı riski

İşitme kaybı devam eden bir popülâsyonun kesri (Madde 6.3)

3.10.1 Gürültüden dolayı işitme kaybı riski

Gürültüye maruz kalan popülâsyondaki işitme kaybı riskinin gürültüye maruz kalmamış popülâsyondaki işitme kaybı riskinden farkı, ancak gürültüye maruz kalmamış popülâsyon olmaması durumunda gürültüye maruz kalmış popülâsyonun işitme kaybı riskine eş değerdir.

3.11 Yaş ve gürültüyle ilişkili işitme eşik seviyesi (YGİES), H’

Bir popülâsyonda dB olarak işitmedeki kalıcı eşik seviyesi (ISO 389’ da belirtilen işitme eşik seviyesi (İES)). YGİES değeri, Madde 5.1’ de belirtildiği gibi gürültü (GSKEK, Madde 3.12) ve yaşla (YİES, Madde 3.13) ilişkili bileşenlerin bir birleşimidir.

3.12 Gürültünün sebep olduğu kalıcı eşik kayması (GSKEK), N

Diğer etkiler yokken sadece gürültüye maruz kalmadan kaynaklandığı tahmin edilen işitme eşik seviyesinin gerçek veya potansiyel kalıcı kayması (dB).

3.13 Yaşla ilişkili işitme eşik seviyesi (YİES), H

Gürültüye maruz kalmanın herhangi bir etkisi olmaksızın sadece yaşla ilgili gözlenen, dB cinsinden işitme eşik seviyesi. YİES, sadece, patolojik şartlar veya maruz kalınan gürültü vb. gibi işitme bozukluğuna sebep olan diğer etkilerin yokluğunda doğrudan gözlenebilir.

3.14 Darbeli gürültü

Darbeli gürültü, farklı şekillerde (ISO 2204 ve ISO 1196-2) tanımlanabilmesine rağmen bu standardın amacı bakımından, endüstride genellikle etkili veya darbeli gürültü şeklinde karakterize edilen bütün kararsız gürültüler, maruz kalınan ses ölçümünde yer alır (Madde 1, Not).

4 Maruz kalınan gürültünün tanımlanması ve ölçülmesi

4.1 Genel

Maruz kalınan gürültü sonucunda işitme bozukluğunu ve işitme kaybı riskini tahmin etmek için anma 8 saatlik çalışma gününe normalize edilmiş, maruz kalınan gürültü seviyesi ve/veya ortalama A-ağırlıklı, maruz kalınan seviye, EA,8h, maruz kalınan sesi ölçen cihazlar veya bütünleştirici ses seviye ölçerler kullanılarak doğrudan ölçülür veya ses basınç ölçmeleri ve maruz kalınan süreden hesaplanır. Bu tür ölçmeler, bireye bağlanabilen veya sabit cihazlarla yapılabilir. Ölçme yerleri ve ölçme süreleri, popülâsyonun risk altında bulunduğu tipik bir çalışma günü boyunca maruz kalınan gürültüyü temsil edecek şekilde seçilmelidir.

4.2 Cihaz

4.2.1 Genel

Eş değer sürekli A-ağırlıklı ses basınç seviyelerinin doğrudan ölçülmesi için bütünleştirici-ortalama ses

seviye ölçerleri, IEC 60804, Tip 2 veya daha iyi birisiyle uyumlu olmalıdır.

4.4 Ölçme

4.4.1 Genel

Ölçme sırasında geçerli olan ölçme cihazının ilgili ayrıntıları, ölçme işlemleri ve şartlar dikkatlice kaydedilmeli

ve referans amaçlar için saklanmalıdır. Ölçme sonucu rapor edildiğinde toplam ölçmedeki belirsizlik

aşağıdaki faktörler göz önünde bulundurularak belirtilmelidir :

– Ölçme cihazı,

– Mikrofonun konumu,

– Ölçme sayısı,

– Süre ve gürültü kaynağının uzaysal değişimi.

4.4.2 Uzun süreli, günlük maruz kalınan gürültü

Günlük A-ağırlıklı maruz kalınan ses veya maruz kalınan gürültü seviyesi, maruz kalınan ortalama gürültünün tayinine izin veren inceleme altındaki yeterli sayıda gün ve kişiler için veya belli bir gürültü problemine uyan toplam belirsizlikle birlikte incelenen yıllar veya on yıllar için Madde 4.4.3, Madde 4.4.4 veya Madde 4.4.5’ e göre tayin edilmelidir. Kişi veya kişi grubunun toplam gün sayısında maruz kaldığı günlük ortalama gürültü, Madde 3.6, Çizelge 1 kullanılarak hesaplanmalıdır. Gürültü, günden güne farklılık gösteriyorsa bu standard öncelikle, gürültü bakımından en kötü günde günlük eş değer sürekli A-ağırlıklı ses basınç seviyesi veya daha uzun periyotlarda (1 yılı aşmayan) eş değer sürekli A-ağırlıklı ses basınç seviyesi ortalaması 10 dB’ den daha fazla aşmamışsa uygulanabilir.

Not – Bu standardın uygulanması için düzensiz maruz kalınan gürültü için odyometrinin izlenmesi tavsiye edilir.

ICS 13.140; 17.140.20 TÜRK STANDARDI TS 2607

ISO 1999/Nisan 2005

8

4.4.3 Günlük maruz kalınan gürültünün doğrudan ölçülmesi

Günlük maruz kalınan gürültünün doğrudan ölçülmesi, A-ağırlıklı maruz kalnan ses veya eş değer sürekli Aağırlıklı ses basınç seviyesini gösteren bir cihazla yapılmalıdır. Böyle cihazlar, gürültü kaynağının süreye bağlı olarak değişmesiyle veya kişinin bir yerden bir başka yere hareketiyle oluşan gürültü dalgalanmalarını bütünleştirir. Dalgalanmalar, geniş bir seviye aralığına yayılabilir ve/veya düzensiz süre özellikleri gösterebilir. Dalgalanmalar, darbeli özellikte gürültüyü de içerebilir.

4.4.4 Günlük maruz kalınan gürültünün dolaylı olarak ölçülmesi

4.4.4.1 Genel

Günlük maruz kalınan gürültünün dolaylı olarak ölçülmesi için ses basınç seviyeleri, ses seviye ölçer veya eş değer bir kaydedici cihaz ile ölçülmelidir. Her biri net bir şekilde ayırt edilebilen seviye aralığında maruz kalınan süre, ayrı ayrı ölçülmelidir.

Not – Bütünleştirici ses seviye ölçerler tercih edilir. Alışılmış ses seviye ölçerler kullanılırsa süre-ölçme özelliği F (hızlı) tavsiye edilir ve süre-ölçme özelliği I (darbeli) tavsiye edilmez.

Anma günlük 8 saatlik çalışma periyoduna normalize edilmiş A-ağırlıklı maruz kalınan ses ve maruz kalınan gürültü seviyesi, Madde 4.4.4.3’ te ana hatları ile verilmiş işlemlere göre tayin edilmelidir. Bu metot, teorik yaklaşımlar için de uygulanabilir.

4.4.4.2 Maruz kalınan kararlı gürültü

Eş değer sürekli A-ağırlıklı ses basınç seviyesi tayin edilecek toplam periyot seviyesindeki dalgalanmalar küçük olan gürültüde, ses basınç seviyesinin aritmetik ortalaması eş değer sürekli ses basınç seviyesine sayısal olarak eşittir.

Not – Ses basınç seviyelerinin toplam aralığı, süre-ölçme özelliği S (yavaş) ile birlikte 5 dB aralığında yer alıyorsa gürültünün hemen hemen kararlı olduğu var sayılır.

4.4.4.3 Seviyesi aralıklı değişen, maruz kalınan kararlı gürültü

Gürültü kararlı ancak, net olarak ayırt edilebilen seviyelerden oluşmuşsa, farklı seviye aralıklarına karşılık gelen sürelerle birlikte ayrı ayrı seviyeler Madde 4.4.4.2’ ye göre ölçülmelidir. Toplam A-ağırlıklı maruz kalınan ses, EA,T, aşağıdaki bağıntı kullanılarak Pa2.s olarak hesaplanmalıdır :